Sahra Çölü Macerası: Erg Chebbi'den Erg Chigaga'ya
Sahra Çölü Macerası: Erg Chebbi’den Erg Chigaga’ya Dünyanın bittiği yer neresidir diye sorsalar, cevabım kesinlikle Sahra olurdu. Ama Sahra sadece bir çöl değil; rüzgarın kum taneleriyle yazdığı devasa bir şiir, yıldızların yeryüzüne en yakın olduğu duraktır. Fas’ın güneydoğusunda yükselen o devasa kum tepeleri, size modern dünyanın tüm gürültüsünü unutturup, kalbinizin atışını dinletecek kadar derin bir sessizlik vaat eder. Gelin, Fas’ın iki efsanevi çöl rotasına, Erg Chebbi ve Erg Chigaga’ya doğru bir yolculuğa çıkalım. Kızıl Devlerin Ülkesi: Erg Chebbi (Merzouga) Çöl macerasına yeni başlayanlar için ilk durak genellikle Merzouga köyünün hemen yanı başında yükselen Erg Chebbi olur. Burası, ulaşımı nispeten daha kolay ama görkemiyle insanı çarpan bir yerdir. 150 metreyi bulan yüksekliğiyle bu kum tepeleri, günün her saati renk değiştirir; sabahın ilk ışıklarıyla altın sarısına bürünürken, gün batımında kor ateş kırmızısına döner. Deve Kervanı ve Gün Batımı: Bir devenin üzerinde, kum tepelerinin zirvesine doğru ağır adımlarla ilerlemek, kendinizi bin yıl öncesinin bir kervan tüccarı gibi hissettirir. Zirveye ulaştığınızda ise o mutlak sessizliğin içinde güneşin kum denizi üzerinde batışını izlemek, hayat boyu unutamayacağınız bir andır. Vahşi ve Bakir: Erg Chigaga (M’hamid) Eğer "Ben gerçek bir macera arıyorum, turistlerden uzaklaşmak istiyorum" derseniz, rotanızı daha güneye, M’hamid üzerinden ulaşılan Erg Chigaga’ya çevirmelisiniz. Buraya ulaşmak öyle kolay değildir; saatlerce süren sarsıntılı bir 4x4 yolculuğunu göze almanız gerekir. Ama o yolun sonunda sizi karşılayan manzara, dünyanın en bakir yerlerinden biridir. Chigaga, Chebbi’ye göre daha alçak ama çok daha geniş bir alana yayılan, vahşi bir çöl deneyimi sunar. Burada kendinizi gerçekten evrenin merkezinde yapayalnız ama bir o kadar da özgür hissedersiniz. Berberi Çadırlarında Bir Gece: Yıldızların Altında Çöl macerasının kalbi, akşam olduğunda Berberi kamplarında (Bivouac) atar. Ateş yakılır, geleneksel Berberi Pizzası (Madfouna) közlerin üzerinde pişer ve uzaktan gelen tam-tam sesleri geceye eşlik eder. Gökyüzü Şöleni: Şehir ışıklarından binlerce kilometre uzakta olduğunuzu, başınızı yukarı kaldırdığınız an anlarsınız. Samanyolu’nun o kadar net ve parlak olduğunu daha önce hiç görmemiş olabilirsiniz. Çölde uyumak, gökyüzünü yorgan niyetine üzerinize çekmek gibidir. Çölün Gerçek Sahipleri: Amazigh Ruhu Bu kum deryasında hayatta kalmanın sırrını en iyi bilenler, kendilerine "Özgür İnsanlar" diyen Berberilerdir (Amazigh). Onların misafirperverliği, çölde bir bardak şekerli nane çayıyla (Çöl Viskisi) başlar. Mavi elbiseleri (Gandora) ve başlarına sardıkları uzun şallarıyla (Chech), çölün o sert doğasına nasıl bir zarafetle uyum sağladıklarını hayranlıkla izlersiniz. Onlardan çölün hikayelerini dinlemek, aslında insanın doğayla nasıl dost olabileceğini öğrenmektir. Bizim İçin Ufak Bir Öneri Çöle giderken yanınıza sadece bir kamera değil, sabır ve hayranlık duygusu da alın. Telefonunuzun çekmediği, internetin olmadığı o birkaç gün, aslında sizin "gerçek dünyaya" en çok bağlandığınız zaman olacak. Kum tepelerinin üzerinden aşağıya doğru yuvarlanın, çıplak ayakla o sıcak kuma basın ve rüzgarın fısıltısını dinleyin. Sahra size bir şey söyleyecek, duymaya hazır mısınız?

Bu yazıyı paylaş